26 November 2022
Öne Çıkanlar

Prof. Norman Paech: Uluslararası Toplum Acilen Harekete Geçmeli

 

Türk devletinin Rojava’ya yönelik saldırılarıyla BM’nin 2. Maddesi’nin 4. ve 7. paragraflarını ihlal ettiğini belirten uluslararası hukuk uzmanı Prof. Norman Paech, “Uluslararası toplum acilen harekete geçmeli” dedi.

Avrupa’nın önde gelen uluslararası hukuk ve siyaset uzmanlarından Prof. Norman Paech, işgalci Türk devletinin 19 Kasım 2022’den bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik devam eden saldırılarını ANF’ye değerlendirdi.

NATO üyesi Türkiye’nin son yıllarda insan hakları ile uluslararası hukukun kurullarını ayaklar altına aldığını hatırlatan Prof. Paech, Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın maddelerine dikkat çekti.

“Son saldırılarlaTürk devleti, BM Anlaşması’nın 2. Maddesi’nin 4. ve 7. paragraflarını ihlal etti” dedi.

BM üyesi ülkelerin, bir başka ülkenin toprak bütünlüğü ile egemenliğine saygının söz konusu paragraflarla garanti altına alındığını vurgulayan Alman bilim insanı Prof. Norman Paech saldırıların gerçekleşmesi durumunun da Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmayı gerektirirdiğini belirttti.

Bundan dolayı uluslararası toplum, BM ve NATO’nun Türk devletinin saldırılarının son bulması için acilen harekete geçmesi ve durma müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.

Kürt halkının, DAİŞ çetelerini yenerek insanlığı kurtardığı hatırlatmasını yaptı. “Uluslararası toplum acilen harekete geçmeli” dedi.

Prof. Norman Paech’in dikkat çektiği Birleşmiş Millet Anlaşması’nın 2. Maddesi’nin 4. ve 7. paragrafları şöyle:

4. Paragraf: Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığa karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.

7. Paragraf: Bu Anlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletlere herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi üyeleri de bu türden konuları bu Antlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz; ancak, bu ilke VII. Bölümde öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiçbir biçimde engellemez.